sıng with me!


MusicPlaylistRingtones
Create a playlist at MixPod.com

27 Mart 2010 Cumartesi

düzensiz yaşam saatleri

sabahın 4.30u . uyandım. uykuya dalmak mümkün değil tekrar. huzursuzluk ve anksiyete ataklarıyla yerinde durmak bile olabildiğince zor çünkü.
kalktım. kendimden başka kimse ve birşeyi umursamanın gereksizliğinin bu sabah çok açık seçik farkındaydım. gitarımı alıp salona geçtim. salona geçtim çünkü annemlerin yatak odası benimkinin bitişiğiydi, diye değil. klimayı açıcaktım salondaki, onların odalarının penceresinin önünde duran klimanın motorunu gürültülü bir şekilde çalışacak olmasını umursamadan.
önce pek de güçlü olmayan şekilde çektim telleri, sonra kaptırdım çıkacak sesleri umursamadan. çok geçmedi tabi uykusu benimki kadar olmasa da hafif olan annem geldi. "kızım sen deli misin?"dedi, kızmaktan çok acır bir ifadeyle. babam pek değil de galiba canım anneciğim bu kızının aklından hafif şüphe ediyor:)) neyse.. "uyku tutmadı" dedim. "te allaaaam yaaa" ifadesiyle kafasını yana salladı ve gitti. benim de hevesim kaçtı, gitarı bırakıp tv'yi açtım. izleyemedim sıkıldım, kapattım. birşeyler karaladım sonra, çizmeye çizmeye körelmiş olduğumu farkedince ondan da uzaklaştım. son olarak yatağıma geçip kitap okumaya karar verdim. zaten gerisini hatırlamıyorum.

az önce anne ve babam dışarı çıkıyordu onları uğurlarken birşeyin farkına vardım. ayakkabılarımın kutularında duruyor olması sinirimi bozuyor. çünkü kutuları ara bul çıkar giy sonra yerine kaldır işleri daha bahsi geçerken bile bünyemde bir uyuşukluk-üşenme karışımı his doğurduğundan hep aynı 3 ayakkabıyı giyiyorum. buna neden olan ablama uyuz oldum şimdi. onun bilmem kaç yüz ayakkabısı yüzünden bizimkiler sığıntı kalıyor, açıp yayamıyoruz. neyse.

sağlık mevzularına girmeyeceğim. canım sıkılıyor bu konuda biraz. yine kendime saklamalı.

tamam sıkıldım. bitti.

26 Mart 2010 Cuma

i'm alone (bkz. aliceInChains&PearlJam)

çok canım acıyor...
mutsuzum sadece..

23 Mart 2010 Salı

black

işte sıçtım olm..
noluyor bana yaa. iyi oluşum biraz sürmüştü bu kez.

benim bir kedim var. feyk bi kedi ama ossun, miyavladı az önce, çevrimdışı ileti aldım uyarısı eşliğinde:)

bir de her gün bir şarkıya takıyorum. bugün pearl jam- black mesela. dün de bright eyes- haligh haligh a lie haligh idi. önceki gün de... alla alla yeter ya:) ha bi de günlüük takılıyorlar ya hani bu şarkılar, sonra geçmiyorlar falan, çığ halinde büyüyerek acı listesi oluyorlar bende. hevesim kaçtı yazmicam.

15 Mart 2010 Pazartesi

ufak rol sahipleri

bu inişler çıkışlar bitmek bilmedi hiç. belki durulur diye dayandığım medet umduğum şeyler de pek fayda etmedi. çaresizlikte insan her şeyi yapabiliyor. ben biraz güçlüyüm sanırım. hep savaş hallindeyim. kendimi bırakmanın kıyılarına gelmiş olsam da buna karşı koyabilecek bir ses hep çıktı içimden. şubatın başından beri baya bir değişiklik baya bir hareketlenme oldu hayatımda. dönem dönem böyle olması da oyalıyor beni. iyi kötü bir hareket...

bazı şeylerin farkına varışlarım da acı oluyor üzülüyorum işte.

iyiyim diye rol yapabiliyorum, bu güzel. ama değilim, bu kötü.

arkadaş falan diye bir şey de yok artık, onu biliyorum artık. kimseyle görüşmeme kararı aldım. zaten benimleymiş gibi yaptıkları rol de canımı sıkıyor.
zaten gerçek dostum sadece 1 taneymiş, onu da anladım. ona da artık dostluk değil kardeşlik deniyor sanırım.

içsel şeyleri birileriyle paylaşmanın anlamsızlığını keskin bir şekilde kavradım. biliyordum aslında, zaten blog açmamın asıl amacı da buydu, kendimle konuşur gibi... şimdi tam oldum.

olaylar falan... şimdi gerek yok, anlatasım da yok.