"Bi daha baksana" diyorum, artık her kimse o! bakıyor ve bir de benim bakmam için geriye çekiliyor. eğiliyorum üstüne, götüremiyorum elimi göğsüne. parmaklarımı avuç içime bastırıp yumruğumu indiriyorum göğsüne,, belki tepki verir. bişey olmuyo.. korka çekine elimi bastırıyorum sol tarafına. hala inanama vaziyetlerindeyim. başımı sağa çevirip sağ elimi başımın üzerinden uzatıp sol taraftaki saçlarımı yüzünü kaşındırmasın diye tutup eğilerek sol kulağımı yüzüne yaklaştırıyorum, nefesini duyarım ben onun. bir ben duyabilirim belki onu. eğildiğimde yerdeki başka birşey dikkatimi çekiyor. kırmızı bir kutu var küçük, saat kutusu diye düşünüyorum. bana hediye getirmiş diyorum, uzanıp alıyorum. çekinerek de olsa açıyorum. sesini koymuş sanki kutuya, çünkü "bana ne bırakmış?" diye açtığım kutu bana "yalnızlığın" diye cevap veriyor, onun sesiyle.
inanıyorum şimdi..



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder