sıng with me!


MusicPlaylistRingtones
Create a playlist at MixPod.com

25 Şubat 2011 Cuma

nişanlılık işleri

başlıktan da anlaşılacağı gibi size bugün, evlilik yolunda ilerlemenin ne kadar meşakkatli bir iş olduğundan bahsedeceğim.

sevgilimi çok fazla seviyor ve ömrümün sonuna kadar yanımda ondan başkasını düşünemiyor olsam da evlilik, cidden çok zor kabullendiğim bir fikir oldu. daha önce bahsetmiş miydim bilmem ama evlilik benim için yalnızca sosyal bir aldatmacadan ibaret. bir aile kandırmacası diyelim. aşkını, sevgini belirli kalıplara sokarak zorlaştırmaktan başka bir şey değil.
bana sorarsanız evlenmeden aynı evde yaşamak filan daha makbul. kendine özel hayatın yine olacak ama her gece başının, sevdiceğinin omzunu bulacağını bilerek yaşamak süper. sakın sakın aranızdan birileri çıkıp "ay işte evlilik de öyle ne olacak ki, ne farkı var ki" demesin ve beni ağzını yamultmak zorunda da bırakmasın lütfen. aynı şey filan değil, lütfen götünüzden uydurmayınız. öncelikle zaten hali hazırda gereklilikler içerisine sıkışmış olarak sürdürdüğünüz hayatınızın kontrolü sizin elinizden alınır ve koskocaman bir yapılması gerekenler havuzuna cuppadanak itilirsiniz. resmen boku yemişsinizdir.
ne bileyim artık, oğlu askere gidecek diye allah kavuştursun demediğiniz teyzeler, belirli aralıklarla arayıp hal hatır sormadığınız ebeyenler, geçmiş olsun demediğiniz yengeler, onu yapmadığınız dıdılar, bunu etmediğiniz filancaların dargınlıkları bitmek bilmeyecek. ya da en iyisi, kimse darılmadan bunların hepsini yapmanız gerektiğini sürekli düşünerek ağır bir stres yaşarsınız.
sonra nişanlınız aileler mevzu bahis olunca bambaşka bir adam olur. birlikte büyüdüğünüz insan "ben artık olgunum" modundan bir türlü çıkmak bilmez.
zaten siz, evlenmenin, aile temalı türlü getirilerinin stresinden dolayı evlenmekten korkarken nişanlınız size azıcık da yardımcı olmaz. çünkü "siz de çocuk değilsiniz ve olgunsunuz".
yahu ben zaten ailelerden kaçan, gelin melin muhabbetinden gerilen bir insan olarak aile ziyaretine gidiyorum ve her gidişimin ardından 5 kusurlu hareketten birini kesin yapmış oluyorum. bu 5 kusurlu hareket de gün gün değişiyor zaten. yemin ediyorum artık bir yere gidesim yok.
gitmicem de! bak sinirlendim.
neyse işte, eşya seçmek bir dert, balayı seçmek bir dert. of en güzeli yalnızlık lan. evlenim, bol bol yalnız kalcam :)

Hiç yorum yok: