sıng with me!


MusicPlaylistRingtones
Create a playlist at MixPod.com

30 Ocak 2010 Cumartesi

karmaşa

yeter artık! huzur istiyorum azıcık. gitmek istiyorum bu evden , lanet neden döndüm ki sanki!
herkes birbirine girmiş vaziyette 1 haftadır dayanamıyorum, hepimizin sorunu ortak aslında. düzelmeyecek hiçbir şey bu evde. salak salak ergen isyanlarında gibi hissetmek istemiyorum artık. ne olacak bilmiyorum, sırf bu yüzden herkesten oldum, bu konu kendi problemlerimi unutturup herşeyden çok canımı sıkmaya başladı. akşamları insanlar evine gitmek ister, benim ayaklarım geri geri gidiyor. geçmişe dair hatrımda kalanlara bakıyorum ve hiçbiri güzel şeyler değil. geçmişte bizi düşünüp de boşanmayan annemin aslında bize ne kadar kötülük yaptığının şuan farkında olduğunu biliyorum ama birşey söyleyemiyorum. herhalde anne ve babasının ayrılmasını benim kadar çok isteyen insan evladı azdır. artık bağırış çağırış, kavga gürültü benim için o kadar olağan bir şey ki bir arkadaşım "annemle babam kavgalı" dediğinde bön bön bakıyorum, ne var bunda dercesine.

geçen akşam eve geldiğimde annemin bana söylediği bir söz beni o kadar etkiledi ki o dakikadan beri sürekli o ifade gözümün önünde, o cümle beynimde, kendini yineleyen sinyaller şeklinde kendilerini gösteriyorlar. çok içime battı. özeti kendimizi kurtarmamızı isteyişiydi, aklım varsa bir an evvel gitmem gerektiğiydi.

tercihlerimi bu doğrultuda yapmak istemiyorum işte. ey aile düzenim senden, ve ey baba en çok da senden nefret ediyorum. sayenizde yanlış tercihlerle geçen ömrüm, sırf sizden kurtulmak için yine yanlış tercihlerle yokolacak.

beynimi etkileyecek koşullar bunlar olmamalı. bir şeyi gerçekten istediğim için mi, yoksa en iyi yol bu olduğu için mi yapacağımı bilmeliyim. ya da ne bileyim çaresizlikten..

beni daha da bok hale getiriyorsunuz! ve o kadının beyninde bir şeyler tekrarlanırsa şayet seni cezalandırmanın bir yolunu bulacağım aptal adam!

canımı en çok acıtan da babam hakkında düşündüklerim işte.. koşulları, olayları geçtim, ama insanın 'ev'inde kendini böyle hissetmesi, aileye bakış açısının bu olması gerçekten çok acı! işte buna üzülüyorum gerçekten. böyle düşünüyor olmaktan utanıyorum. ama beni siz utandırıyorsunuz maalesef sevgili ailem! ya da en doğrusu babam!

huzursuzum, rahatım yok! anılarda da yok, hep tedirginlik ve hep bir diken üstünde olma durumu. çok çok çok uzun bir mevzu bu gerçekten. annemin "bu yaştan sonra" muhabbetlerini yenmesini diliyorum, gemileri yakmasını, kendisini özgür kılmasını! birilerine hak ettiği dersi vermesini.

çalkantılı zamanlar bunlar ve yıllardır o küçük delikten sızan su batırsın bu gemiyi artık, batalım beraber ve herkes istediği yere kulaç çırpsın.
ve ben sığıncak bir liman istemiyorum! sığınmak kelimesinden iğreniyorum!
neyi ne için yaptığıma bir karar vermem gerekiyor. en az gösterdiğim değer kadarını gördüğüm bir yer olmalı, en az uğruna yapacağım fedakarlığın karşılığını bulacağım..

değersiz hissedeceğim başka bir yer istemiyorum,, bünyesinde benim alternatifimi bulunduran bir yer istemiyorum. hırslı değilim, rekabet etmeyi sevmem ve tek değilsem, özel değilim demektir. özel olmamak acıtsa da, bunun geri döndürülmesi için hiç çaba sarfedilmediğini belki bir süre kabullenemesem de kabullenmeyi becerdiğim zaman giderim o yerden.

bu evden de gidiyorsam eğer, olması gereken gibi hissettirmediğiniz için, çocuğunuzuz biz ama özel olduğumuzu hissetmedik hiç! iletişim kopukluğu.. okula gönder, sadece veli toplantısına git, karneye bir 'aferin' de, ödevini yaptın mı diye sor.. o kadar.. neyi nasıl yaptığımız çok da önemli değil aslında, ya da ilgi alanlarımız neler.. ruhumuzun ihtiyaçları neler...

teşekkür ederim cidden aileme, sayelerinde kendi üzerime daha çok düşünüyorum, ruhumu acıtcak herşeyden kaçmak istiyorum. 'düş' bazen çok çekici çok tatlı gelse de kaçmak yine de, acıtmasına izin vermemek..
kendi 'dü$'ümü de terkettim, 'dü$' olduğum zihinden de kaçtım.

kurtulmalıyım... çaba harcamalıyım.. gerçekten neyi ne kadar istediğime karar verip, çok istediklerim için uğraşmalıyım,, değeceğine inanmalıyım.. o yolda bir hata yapsam bile vazgeçip durmamalıyım, pişman olmayı bilmeli ve hatamı düzeltmek için herşeyi yapmalıyım.. çaba işte ya, çaba harcandığı bilindiğinde eminim ki bir şekilde bu emek insana geri dönecektir. risk almalıyım bir defa, garantici mantıkta gidersem, gerçekten istediklerimi değil yetinmek zorunda olduklarıma sahip olurum hep.

offff... o kadar sinirlendim ki yine herşeye, uyumayı unuttum, başıma ağrı girdi ve bu şekilde bok uyurum! o ha saat 4 buçuk olmuş, tee ne zamandır yazıyorum, her satır arası hayale dalıyorum falan..derhal bilgisayarı kapatıp karanlıkta ağrımın hafiflemesi gereken koşulları sağladıktan sonra uykuya geçişi sağlamalıyım, zira evdeki saygısız bireylerin ne zaman ses çıkaracakları belli olmuyor.. biliyorsun hassas bir uykum var..

öyf! yeter.

Hiç yorum yok: