sıng with me!


MusicPlaylistRingtones
Create a playlist at MixPod.com

11 Şubat 2011 Cuma

bu kadar yıllık hayatımda (burada 'bu kadar yıllık hayat' kavramı, çoook yaşlıyım, vay neler gördüm vs tarzında değil sadece verilmek istenmeyen yaş yerine kullanılmıştır) kendimde farkettiğim en üzücü şey; farkında olmadan da olsa benimseyip hiç aksatmadan gerçekleştirdiğim hayat felsefem oldu: üşen, ertele, vazgeç!
bunun yanında benim çok istediğim bir mevzuda başkalarının üşenip ertelemeleri de beni fazlasıyla sinir ediyor. bu bir çelişki midir? hayır!
bu, yalnızca benim çok gıcık bir insan olmamla alakalı. (kendine şerefsiz diyebilmenin 1000 farklı yolu)
şu parantez içinde yazdığım isimde bir kitap yazsam ilk önce yakınlarım alır sanırım, ve başıma doluşur da tasdik üstüne tasdik ederler.
öyleyse gerek yok yani.
o nedenle ben sadece "sanırım biraz şerefsiz bir insanım" demenin hafifliği ile idare edeyim.
şaka lan bunlar!
ben şerefsiz değilim, azıcık bencilim o kadar. hemen de fırsat bildiniz de mi?
ikisi çok farklı olum, adam olun!

2 yorum:

Unknown dedi ki...

İmamın dediğini yap yaptığını yapma diye bir söz vardır ya. Ben de öyleyim. Benim dediğimi yap yaptığımı yapma. Çevremde hayatını boşa geçirenlere kendisine zarar verenlere hep konuşurum, gayet de mantıklı ve ikna ediciyimdir ama kendime gelince senin gibi "üşen, ertele, vazgeç" felsefesiyle yaşıyorum. Ne olacak bizim bu halimiz.

maRLa dedi ki...

aynen öyle yahu.
derdi tasası olan, ne yapacağını bilemeyen herkese süper çözümler bulabilirim. insanları acayip gaza getirebilir işlerini yoluna koydurabilirm. her şey bende tıkanıyor maalesef.