sıng with me!


MusicPlaylistRingtones
Create a playlist at MixPod.com

yorgunluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yorgunluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2010 Çarşamba

paranoid android

yaklaşık 1 haftadır anlamlandıramadığım bir yorgunluk hakim bünyeme. Öyle böyle değil, 'kolumu kaldıracak halim yok' un tam karşılığı tarzında bir yorgunluk. Kaslarım tutmuyor sanki, yürürken titriyormuşum gibime geliyor. Ayağa kalktığımda gelen soğuma hissi az sonra bayılacağımı işaret eder gibi ama bayılmıyorum neyse ki geçiyor sonra. Bu gereksiz yorgunluk da gitsin hemen!

Baştan sona kadar insanı çeşitli ruh hallerine sokan şarkılara bayılıyorum. Paranoid Android de bunlardan biri. Dinlerken bir duygudan diğerine koşuyor ruhum. Çıkıyorum, iniyorum. Radiohead'in tüm işleri gibi bu parçanın müziği de enfes. Söz olmasa bile aynı şeyleri hissederdim bu şarkıda ama Tom'un etkisi de büyük tabi ki bu parçalayıcılıkta. Anlamsız sesler çıkarsa bile o sesiyle yeter, kelimelere cümlelere gerek yok. Kimi zaman kızgın, kimi zaman dertli ve ağlak, kimi zaman sabırsız, heyecanlı ve coşkulu hallere rahatlıkla sokar adamı 6,20 lik müzikte.
Güne başlamak için iyi bir parçaydı, tüm gün de yanımda olacak sanırım.

23 Ocak 2010 Cumartesi

içi boş

Hiçbir şey yapasım yok. Buna rağmen bugün yine az zamana çok şey sığdırdım. Çok yorgunum, zaten şu son 3 gündür anlamlandıramadığım bir yorgunluk var üzerimde.
Aslında tatil olan bugünün sabahında sıcacık yatağımda tembellik yapıyor olmam gerekirken, üzerinde çalıştığımız bir ürünün çalışmaları için atölyeye gittim. 45 dakika çalışıp elimizde hiçbir şeyle ordan çıkmak uyuz ediyor adamı. Ya patroncum şu hesaplamaları iyi yap, her gittiğimizde bi bok çıkarma ya. İşe girdiğimden beri mütemadiyen o depoya gidilir, o sistem bir çalıştırılıp hımm mmm fln yapılır, her aşamada bir şey değiştirilir ama sonuç pek değişmez. Neyse işin mekanik kısmı beni ilgilendirmediği için rahatım valla, yalnız işleyişi değiştirelim derse o zaman rahatımın içine eder tabi, işin yoksa tekrar programa kafa yor, hiç uğraşasım yok. Sonuç olarak bugünkü başarısız denememizden sonra o program değişcek gibi duruyor.
Neyse çıktım atölyeden, şef sağolsun beni istediğim yere bıraktı. Hava buz ama yürümek istedim, ara sokaklarda dolandım öyle. Ne güzel evler varmış yahu! Pff sonra ne yapacağıma karar veremedim. Canım bir şey yapmak , gezmek tozmak istemiyor, eğlenecek geyik yapcak havam da yok, yorgunum ama eve gidesim hiç yok. Zaten bugünkü o halimle insan içine çıkmam suç sayılabilirken sokaklarda dolaşamazdım öyle. O esnada arkadaş aradı çağırdı oraya gittim, tembellik yaptık sonra attık sokağa kendimizi. Konuşa konuşa 1,5 saat yürümüşüz. Islandık da azcık. Ordan ayrıldım eve gelme niyetiyle, bir yere sığamıyorum ya, başka bir arkadaşa uğradım , azcık da orda vakit geçirip nihayet eve geldim. Bu saat oldu kayda değer yaptığım bir şey yok. Bomboş bir gündü. Akşam azcık proje üstünde çalışmam gerekiyordu ama "üşen, ertele, vazgeç" ilkemden şaşmadım yine. Ulan nolcak benim bu tembelliğim, anca içime dert olur he! Bak kızdım şimdi yine kendime. Yok gideyim de sinirden titreyeyim. Ya da müzik dinleyeyim be.
o vakit benden sizlere gelsin,, click!