1-periyodik hareketlere, seslere takıntım vardır. öyle ki sınıfın taaaa arka taraflarında birisi bacağını sallar, ben nasıl beceririm bilmem ama görüş alanımda olmayan o kişinin o hareketini algılar ve onun dışında başka hiçbir şeye odaklanamam, sinirlenirim, içimde büyür büyür ve neredeyse aklımı kaybedecek gibi olurum. sesler için de bu söz konusudur. evet orta şiddette de olsa tescilli bir obsesif kompülsif bir vakayım.
2-hani "when harry met sally" filmindeki sally karakteri var ya, hani yemek sipariş ederken mutlaka içeriğini soran, ya da kesinlikle şusu olmasın böyle pişsin ve bilmemne de eklensin diyen. işte o benim. bir yemeği hiç bir zaman menüde tanımlandığı şekliyle sipariş etmem, garsonlara kafayı yedirtir, ekstradan isteklerim için bana kafa atmasınlar diye de tüm sevimliliğimi kullanarak kendimle dalga geçen espriler yapar maksimum hizmeti elde ederim. içeceğimi buz gibi ister ama içinde buz istemem (rakı dışında). ayrıca içeçeğimin kesinlikle yemeğimle aynı anda gelmesini rica ederim.
3-bazen evimin istikametiyle alakasız otobüslere biner, nereye gittiğimi bilmesem dahi canım sıkılana kadar otobüsten inmem. bazen evime giderken bile canım otobüsten inmek istemezse inmem.
4-olabildiğince açık hava mekanları tercih ederim. yemek içmek açık havada daha bir güzel.
5-bir mağazada ıcık cıcık herşeye bakılmasından nefret ederim. hatta genelde alışverişlerim şu şekilde gerçekleşir: mağzaya girilir, öncelikle olduğum yerden gözlerle tüm mağaza taranır, o an ilgimi çeken birşey yoksa çıkılır. olaki bir şey ilgimi çekti, daha elime aldığım ilk anda onun benim istediğim şey olup olmadığını bilir ve ona göre alırım. ayrıca eğer inanılmaz kalabalıksa mağaza, içeride dünyanın en süper şeyleri olsun hem de çok ucuz olsun, kimse beni o mağazada tutamaz, derhal dışarı çıkarım, boğulurum çünkü.
6-palyaçolardan nefret ederim, öyle ki kaldırımda 100 metre ilerde onu görüyorsam derhal yolun karşısına geçer, palyaçodan baya bi uzaklaştıktan sonra tekrar kendi kaldırımıma geçerim. denyo herifler zart diye atlıyorlar önünüze, yumruğu koyasım geliyo o kırmızı burunlarının orta yerine.
7-kışın ayaklarım ısınmadan uykuya dalamam. kat kat bşiler giysem de ayaklarım canları istemezse ısınmazlar. ben de zaten çorabımı hiç çıkarmam kışın, hatta bazı zamanlar da sevgili kişisinin dalga geçme ihtimalleri bile umrumda olmamıştır. çıkarmam arkadaş, ayağım üşüyor!
aha, oldu da bitti maşalla,, ben kimseyi mimlemiorum , Relax! :)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder